Feedback    Send News  
Languages
Zimanê navberê hilbijêrin:

English French Deutsch Italian Kurdish Turkish

Menü Kurdî

Kurdishinfo Search


SHARE
Share |

DOSYALAR!!!!

DTK Democratic Autonomy

KCK Statement 5 points

DTP Projeya Çareseriya Demokratîk

Kongra Netewiya Kurdistan-KNK

15 şubat İran’da korkuları yıktı
Nivîskar admin Dîrok: DuŞem, 18. Sibat 2008
löjl
özel dosyalar ANF 18.02.2008 Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 1998 yılı Ekim ayında başlayıp ’99 yılı 15 Şubat’ta esaretle sonuçlanan uluslararası komplo Kürdistan’ın dört parçası ile dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Kürtleri harekete geçirmişti. 15 Şubat tüm Kürtleri ayağa kaldırdı. Doğu, Güney, Güneybatı ve Kuzey Kürdistan’da yaşayan halk Öcalan etrafından kilitlenerek ayaklandı.
Ancak ayağa kalkışın en kitlesel olduğu ve hiçbir gücün beklemediği bir dirençle ise Doğu Kürdistan’da baş gösteren ayağa kalkış oldu.

1999 yılı 15 Şubatı’nda Doğu Kürdistan’ın tüm kent, köy, kasaba ve şehirlerinde başlayan protestolarda biri 11 yaşındaki kız çocuğu olmak üzere yaklaşık on kişi kendisini yakarak Öcalan’a yönelik geliştirilen komployu protesto ederken, devlet güçlerinin protesto gösterilerine gerçekleştirenlere karşı silahla karşılık vermesinden ise yaklaşık 40 kişi yaşamını yitirdi.

Doğu Kürdistan’daki 15 Şubat protestolarını değerlendiren PJAK gerillaları o protestoların bir sonucu olarak PJAK’ın doğduğunu belirterek, Doğu Kürdistan’da umutsuzlaşan halka yeniden umut doğduğunu ve İran tarihinde ilk kez kadınların da gösterilere katıldığını söylediler. Kürtlerin serhıldanları İran’ın içindeki siyasal güçleri de etkileyerek devlete karşı olan korkuların yıkıldığı değerlendirmeleri yapılarak, Kürt serhıldanlarının ardından öğrencilerin ayağa kalkması bunun somut örneği olduğu belirtildi.

DOĞU’DA YILLARIN BİRİKİMİ PATLADI

15 Şubat ’99 yılında Öcalan’ın esaretiyle komplo son bulunca Kürdistan’ın dört parçası ile dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Kürtler bir öfke gibi patladılar. Patlayan öfkenin dozu Doğu Kürdistan’da daha farklı yansıdı. Birçok Kürt liderin öldürüldüğü ve Kürt sorun burada öldürme ve sindirme ile çözüleceği düşünüldüğü bir anda böyle bir öfkenin patlaması uluslararası güçleri şaşırtırken İran’ın ise adeta eli ayağı birbirine dolandı.

PJAK Koordinasyon üyesi Emir Kerimi, İran’da Kürtlerinin öfkesinin patlamasını yılların birikimi olarak nitelendirdi. Kürtlerin bu öfkesinin PKK hareketinin komplo öncesi İran’daki çalışmalarıyla bağlantısının olduğunu belirten Kerimi şunları söyledi:

“15 Şubat 1999’da doğuda patlayan yılların birikimiydi. Burada çok sayıda Kürt lideri öldürüldü ama hiç birinde serhıldan ya da bir gösteri bile olmadı. Ama 15 Şubatta halk kendiliğinden ayağa kalktı. Komplodan önce de PKK’nin doğu halkı içinde çalışmaları vardı. Bu çalışmalarla PKK doğu halkı içinde yeni bir umut yaratmıştı. Mücadele tarzı, yaşamı, disiplini, ciddiyetiyle doğu halkı için bir yeniyi ifade ediyordu. O yüzden halkın tepkisi bir öfke gibi patladı.”

KÜRDİSTAN’DAN KOPARILAN İLK PARÇA

Kerimi, PKK ulusal kapsayıcılığıyla doğu halkının ruhuna hitap ettiğini, Kürtlerin hiçbir yere ve güce dayanmadan irade olmasını savunduğu için kısa zamanda vücut bulduğunu belirtti.

Doğu parçasının Kürdistan’dan koparılan ilk parça olduğuna dikkat çeken Kerimi, bu yüzden ulusal bütünlüğün savuna düşüncelerin doğu halkının dikkatini çekerek PKK’nin burada taban bulmasının bir diğer nedeni de düşmanın güçlü olduğu dönemde de mücadelenin verilebileceğini göstermiş olduğunu söyledi.

Kerimi şöyle konuştu: “Eski Kürt hareket ve güçleri daha çok fırsatları değerlendiriyordu. Buldukları boşluktan yararlanarak mücadele etmeyi tarz edinmişlerdi. PKK ise öyle değildi. Kadrosunun ahlaklı, saygılı oluşu, davranışı, fedakar ve emekçiliği doğu halkına tarafından benimsendi. Daha önce de Doğu Kürdistan’da Kürt hareketleri çıkmıştı. Mücadele vermişlerdi. Ancak onların mücadelesi daha çok diplomatik ve siyasi alanla sınırlı kalıyordu. PKK bunların yanı sıra silahlı mücadelenin de verilmesinin gerekliliğini ortaya koydu. Ki bu Kürdistan için geçerliliği olan bir tarzdı. Çünkü şu ana kadar diplomatik ve siyasi mücadeleyle Kürtler herhangi bir şey kazanamamıştı. Aksine kayıplarına daha yenileri eklenmişti.”

GÖSTERİLERİ ÖĞRENCİLER ATEŞLEDİ

PKK’nin komplo öncesi Doğu Kürdistan’da öğrenciler arasında önemli bir örgütlenme düzeyine ulaştığını belirten Kerimi, İran devletinin ise bunun farkına varmakta geciktiğini söyledi. 97 ile 98 yılında öğrenciler arasında geliştirilen örgütlüğün 99 yılındaki serhıldanları doğuran düzeye vardığını belirten Kerimi, “PKK öğrenciler arasında yarattığı örgütlülük halkın istem ve taleplerini dillendiriyordu. PKK doğu halkı içinde sadece siyasi gelişmelere neden olmadı. Siyasal gelişmelerden daha çok sosyal, kültürel, yaşamsal gelişmeler yarattı” dedi.

PJAK’IN KURULUŞU HIZLANDI

15 Şubat 99’da doğuda baş gösteren tepki, ortaya çıkan serhıldanlar zirveyi anlattığını söyleyen Kerimi, bunun sadece duygusal bir tepki olmadığını, duygusal olduğu kadar siyasi, tarihsel alt yapısı da olan bir tepki olduğunu belirtti. PJAK’ın 15 Şubat serhıldanlarının bir ürünü olduğu görüşlerini de değerlendiren Kerimi, PJAK’ın 15 Şubat öncesi çalışmaların ürünü olduğunu belirtti. Ancak bu serhıldanların süreci hızlandırdığını söyleyen Kerimi, 15 Şubat ve sonrasında doğuda yaşanan gelişmeleri devrim niteliğinde olduğu hatta devrim olarak değerlendirilebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Kerimi, 15 Şubat’ta Sine, Urumiye, Tahran, Banê, Maku, Sakız, Salmas gibi kentle merkezi rol oynarken Doğu Kürdistan’ın bütün kent, kasaba, şehir ve köyleri serhıldanlar olduğunu belirtti.

10 KİŞİ KENDİNİ YAKTI, 40 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

Doğu Kürdistan’da başlayan serhıldanlarda devletin birçok yerde bastırmak için silah kullandığını söyleyen Kerimi, 15 Şubat serhıldanları Doğu Kürdistan’da bir mücadele tarzı ve üslubu olduğunu belirtti. Serhıldanlarda İran devlet güçleri tarafından açılan ateşle çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiğini ve aralarında 11 yaşındaki Zerha adındaki bir kız çocuğunun da olduğu ona yakın kişinin de kendisini yaktığını belirten Kerimi, “Serhıldanlarda devlet korkusundan hemen heme her yerde göstericilerin üzerine ateş açtı. Maku’da Abdullah adındai bir genç ve İlamda bir kadın olmak üzere üç kişi kendisini yaktı. Serhıldanlarda Urumiye başta olmak üzere diğer kentlerde serhıldana kalkan halkın üzerine devlet güçlerinin ateş açması sonucu yaklaşık 40 kişi öldürüldü” dedi.

İRANLI ÖĞRENCİLER KÜRTLERİ ÖRNEK ALDI

15 Şubat Serhıldanlarının İran’da sadece özgürlük talebi olan halk ve sosyal kesimleri etkilemediğini ifade eden Kerimi, “Bu kesimler kadar İran’ın içindeki siyasi hareketleri de etkiledi. Serhıldanlar devlete karşı olan korkuları kırdı. Çünkü Kürt Serhıldanlarından sonra İran’da bir ilk olan öğrenci ayaklanması başladı. Her ne kadar İran devleti bu ayaklanmayı da sert ve silahlı müdahale ile kırsa da bu ayaklanma oldu ve İran’da bunu ciddi ciddi düşünmeye başladı” diye konuştu.

15 Şubat ’99 yılında henüz 17 yaşında ve öğrenci olan Azad Tirej, büyüdüğü yer, parti ve siyasi örgütlerden çok devlet ve sistemin etkisi olan Banê kentinde de serhıldanların olduğunu söyledi.

Tirej, diğer parti ve örgütlerden kopan ve yoğunca işbirlikçilerin yaşadığı bir kent olmasına rağmen Banê’nin ayaklanarak serhıldana kalktığını söyleyen Azad, 15 Şubat 99 yılında yaşananları şöyle anlattı:

“Doğu partileri doğuyu çoktan terk etmişlerdi. Halkı kaderiyle baş başa bırakarak doğuyu terk etmişlerdi. Kasımlo ile Şerefkendi şehit düşürülmüşlerdi. Kimse bir şey yapmadı. Yani onların cenaze törenleri için bir gösteri bile düzenlenmedi. Bu durum halkı olumsuz yönde etkilemişti. Halkta yeni bir çıkışın arayışları vardı. Ama kim öncülük edecekti o belli değildi. Öcalan’ın esaret altına alınması bu çıkışa vesile oldu. Adeta tüm doğu halkı ayağa kalkmıştı. Bizde bir gösteri yapmak için resmi izin istedik. Devlette bu gösteri ABD, Türkiye ve İsrail’e karşı olacak düşüncesiyle izin verdi. Gösteri alanına gittiğimizde öyle olmadı tabii. Gösteri ve yürüyüşlere çok sayıda kadın ve genç kız katıldı. İran’da ilk defa gösteri ve yürüyüşlere kadınlar katılıyordu. Bu durum halkı çok etkiledi. Maku’dan İlam’a kadar serhıldanlar oldu. Bu gösteri ve protestolar 15 Şubatla sınırlı kalmadı. Arkasından her 15 Şubatta protesto ve gösteriler düzenledik. 2004 yılında yeniden Banê halkı ayağa kalktı. Devlet o günü olağan üstü gün ilan etti. Kenti askerle kuşattı. Ancak biz gösteri ve protestolarımızdan vazgeçmedik.”

İLAM’DA GENÇ KIZLAR KENDİ YAKTI

Öcalan’ın esaret altına alınması her yeri derinden sarstı. Bazı yerleri yeniden Kürtlükleriyle buluşturdu. Zira yenilen darbeler, devletlerin uyguladığı baskılar Kürtleri Kürtlüklerine sahip çıkamayacak kadar korkutmuştu. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın esaretinden sonra Kürtlüğe dönüşün yaşandığı bir yerde Doğu Kürdistan’ın 1 milyon nüfuslu İlam Eyaletiydi.

Uluslararası komplo sürecinde Kirmanşan’da öğenci olan İlamlı Rêvar İlami Şii Kürtlerin yaşadığı İlamdaki serhıldanları şöyle anlattı:

‘’İlam, KDP ve Komala’nın girmediği bir alandır. İki genç kız protesto amaçlı kendisini yaktı. Öcalan’ın adını da o yıl duydum. Ve birçok İlamlı da o yıl duydu. Bu esaret en çok öğrencileri yani Kürt öğrencileri etkiledi. Öğrencilerde kendi köy, kent, kasaba ve şehirlerini etkileyerek halkı ayağa kaldırdı. İlam sistemin ağır etkilerinin olduğu bir yerdir. İlam’da Kürtlüğünü bile inkar edenler vardı. Toplumsal sorunların çok fazla ve derin olduğu bir yerdir. Uyuşturucu kullanımı, fuhuş’un ve kadınların kendilerini sorunlardan ötürü en fazla yaktıkları yerdir. Türkiye’de Kürtlerin yaşadığını bilmeyenlerin yaşadığı bir yerdir. İlam, Uluslar arası komplo ve arkasından gelişen önderliğin esaretiyle silkindi. 99 yılı İlam’da da serhıldanlarla geçti. Arkasından çok sayıda genç gerillaya katıldı. İran devleti Kürtler adına orada bir şeyin olacağını hiç düşünmüyordu. Her yerde bekliyordu ancak İlam’dan hiçbir şey beklemiyordu.

KADINLAR ÖN SAFLARDAYDI

15 Şubat ’99 da Meriwanlı ancak Sine’de öğrenci olduğunu söyleyen Sınor Niştiman serhıldanlarda kadınların ön saflarda yer aldığını belirtti.

Komala’nın etkili olduğu bir yer olan Sine ve Meriwan’da yıl boyuca serhıldanların devam ettiğini belirten Niştiman, devlet güçlerinin açtığı ateş sonucu Sine’de beşi kadın 25 kişi öldürüldüğünü belirtti.

O yıl yeni yeni Öcalan’ın adını duymaya başladığını söyleyen Niştiman şunları anlattı: ‘’Kadınlar ilk defa bir gösteri de yer alıyordu. Konuşmalar, sloganlar, söylenenler bana çok yeni şeyler olarak geliyordu. Ondan sonra Öcalan’ı öğrenmeye başladım. Yazdıklarını bulup okumaya başladım. Öğrendiklerimden Öcalan’ın sadece kadına sahip çıkan biri olmadığı aynı zamanda onu özgürleştirmek isteyen biri olduğunu öğrendim. Kadınlarda bu yüzden serhıldanlara katılıyordu. Kadına diğer Kürt örgütlerinden farklı yaklaştığı için kadın da sahip çıkarak örgütlendi. PKK kadına mücadele etme ve kendini ifade etme alanı yarattı.Serhıldanlarda Sakızda iki kişi kendini yaktı. Meriwan’da gerçekleştirdiğimiz ilk gösteride 15 genç kız ve kadın yer aldı. Bunlardan sadece biz iki kişi öğrenciydik. Diğerleri ev kadınlarıydı. Gösteriler Sakızda da aralıksız sürdü. Kadın orada sayıca erkeklerden daha fazlaydı. Hatta erkekleri cesaretlendiren de kadınların öncülüğü” diyerek Sakızdaki serhıldanları da takip ettiğini dile getirdi.

GELENEK SÜRÜYOR

15 Şubat ayaklanmasının Doğu Kürdistan’da bir gelenek halini aldığını 2005 yılında Maku’da yaklaşık bir ay kadar süren Serhıldanların kanıtlandığını söyleyen Leyla Amudê şunları söyledi, “Doğu halkı elde ettiği mücadele silahı olan serhıldanla bir kez daha Maku’da ayağa kalktı. Devlet güçleri de eskisinden daha fazla silah kullanarak insanlarımızı öldürdü. Bizim öğrenebildiğimiz kadarıyla on kişi vuruldu. Ellinin üstünde de yaralı vardı. Ama halk serhıldandan vazgeçti. Geri çekilen devlet oldu. Doğu halkı serhıldan silahına 99 yılındaki Önderliğimizin esaretiyle kavuştu.”

ANF NEWS AGENCY
5 nûçeyên dawî
Seçenekler
Nirxpêdana nûçeyê
Nirxpêdana nêzîk: 0
Tevayî deng: 0

Tikaye ji bo ku hun nirx bi vê nûçeyê bidin kêliyekî xwe bidin.:
Bê hempaye
Gelek base
Base
Nivco ye
Xirab

Girêdanên têkildar

Nûçeya ku herî zêde hatî xwendin: özel dosyalar: