CELİL DEMİRALP ANF- Fransa’nın başkenti Paris’te PKK tarafından kaçırıldığı iddia edilen 21 yaşındaki genç kadının şiddet ve zorla evlilik mağduru olduğu ortaya çıktı. 3 ay boyunca eşi akla hayale gelmeyen işkenceler yaptı, 4 ay hastanede kaldı, ailesi yüz çevirdi ve bununla da yetinmeyerek Türkiye’ye geri göndermek istedi.
“Güler yüzlü, düzgün saçlı, parlak gözlü genç bir kadın…” Le Parisien gazetesi 11 Aralık tarihli sayısında 21 yaşındaki Cemile Demir için bu sözleri kullandı. Polis tarafından birkaç yıl önce Türkiye’de çekilmiş bir fotoğrafı basına dağıtıldı, bu fotoğraf Cemile’nin yengesinde vardı. Cemile’nin Avrupa’ya gelmeden önceki halini yansıtıyor. Fransız basını bu güzel tasvirin ardından, polis ve mağdurun ailesine dayanarak PKK’nin silah zoruyla Cemile’yi kaçırdığını iddia etti.
ZORLA EVLİLİK MAĞDURU
ANF, yaşadığı ağır şiddet ve zorla evlilikten sonra bu kez Fransız ve Türk basınının karalamasına maruz kalan genç kadını buldu. Basına yansıyan fotoğrafı, onun şimdiki hali ile hiç mi hiç benzemiyor. Yüzünde hafif bir gülümseme, gözlerindeki ışıltı sönmüş ve zayıflamış genç bir kadınla karşılaştık. Sadece 21 yaşında genç bir kadın. Paris’te sığındığı babası tarafından memleketi Muş’a geri gönderilmek üzere başı örtülmüştü. Bu hafta içinde gönderilecekti. Orada ise başına neler geleceği belli değildi. Genç kız çareyi Kürt kadın kurumlarına sığınmakta buldu.
PSİKOPAT KOCA VE İMAM NİKAHI
Fransız basına yansıyan iddiaların arkasında gerçek bir dramla karşılaştık. Psikopat bir koca ve şiddeti meşru gören bir çevre. Babası genç kadını zorla evlendirmişti. Basında PKK tarafından kaçırıldığı iddialarını yalanlayan Cemile Demir, olayları baştan sona anlattı. Bir yılı aşkın bir süredir geldiği Avrupa’da sadece dört gün rahat yüzü görmüştü.
10 Aralık 2007’de zorla evlilik mağduru olarak Avrupa’ya geldi. İlkin Belçika’ya indi ancak kaçak olarak giriş yaptığı için 3 ay hapiste kaldı. Sonra Paris’e ağabeyi ve babasına gitti. Daha önce ayarlanan evlilik için Almanya’dan Muşlu Önder Kazan ve ailesi gelerek aynı günde imam nikahı kıyıldı. Cemile sadece bir gün Paris’te kalabildi. Hemen ertesinde Almanya’nın Kiel kentine eşiyle birlikte gitti. Giderken yolda hiç konuşmadı.
AVRUPA’DA DÖRT GÜNÜ RAHAT GEÇTİ
Cemile zaman zaman gözlerini kaçırarak kısık bir sesle, “İmam nikahlı evliliğimde ilk dört günüm iyi geçti” sözleri ile Avrupa’daki yaşamının dört rahat gününe anlatıyor. Dördüncü günden sonra şiddet başlıyor. Ancak yaşadıklarını daha önce duysa kendisinin de inanamayacağını belirtiyor. 3 ay boyunca her gün 26 yaşındaki imam nikahlı eşit Önder Kazan tarafından şiddet görüyor. Oysa evlenmeyi Kazan’ın kendisi istemişti. Şiddet uygularken ise tek bir şey söylüyordu: “Ben seni kendime yakıştıramıyorum”.
HERYERİ KAN İÇİNDE KALANA KADAR DÖVÜLÜYORDU
Cemile, “3 ay boyunca şiddet gördüm. Çatal ve tırnakları ile kol ve bacaklarımı oyuyordu. Zaten hep küfür ediyordu. Her yerim kan içinde kalana kadar dövüyordu” sözleri ile yaşadığı cehennemi anlatıyor.
ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİNİ İNTERNETTE GÖSTERİYORDU
Kazan’ın yaptıkları bunlarla da sınırlı değil: “Her yerim kan içinde kaldıktan sonra beni internette arkadaşlarına ve akrabalarına gösteriyordu. Bir gün her yerim yine kan içindeydi. Saçımı kesti, internette yengesine gösterdi. Bu da yetmedi, saçlarımı bir poşete koyarak yengesine götürdü.”
YENGE VE KOCA İŞBİRLİĞİ
Eşin şiddetine yenge ve eşinin ailesi de sesini çıkarmıyordu. Eşinin yengesi ile olan ilişkilerini Cemile şöyle anlatıyor: “Yengesi ile iddiaya girmişti. Eğer bir ay içinde ben 100 kilo alırsam, eşime bir araba alacaktı. O yüzden bana her akşam tabaklarla zorla yemek yediriyordu.”
Eşinin yüzünü ve vücudunun her yanını morluklar içinde bırakan psikopat koca, Cemile’yi dışarı da çıkarmıyordu. Eve de sadece yakınlarının gelmesine izin veriyordu. Cemile, “Beni hiç dışarı çıkarmıyordu. Yüzüm berbat haldeydi. Bir kez dışarı çıkardığında gelen giden bakıyordu. Sonra bir arkadaşı gelip sordu ‘ne oldu’ diye. O da ‘kaza yaptı’ dedi.” şeklinde anlatıyor.
BAĞLAYARAK DEMİRLE DÖVÜYORDU, DÖRT GÜN GÖZLERİ GÖRMEDİ
Kazan, Cemile’ye her türlü şiddeti uyguluyordu. Daha önce de Almanya’da basına yansıdı Cemile’nin gördüğü şiddet. Cemile yüzüne, gözüne ve vücudunun her yerine demirlerle, çatalla, tekme ve yumruklarla vurulduğunu belirterek şunları söylüyor: “Yüzüme vuruyordu. Dört gün boyunca gözlerim hiç görmedi. Abisinin yanına gittim, o da ‘ilk dayak yiyen sen değilsin’ dedi. ‘Bütün kadınlar dayak yiyor’ diyerek karşılık verdi.”
Eşinin şiddet uygulayan biri olduğunu ailesinin de bildiğini söylüyor. Cemile, “Eşim beni bağlıyordu, eve bir sürü demir getirmişti. Beni onlarla dövüyordu. Çatalla kollarımdaki etleri çıkarıyordu” ifadeleri ile yaşadığı vahşeti dile getiriyor.
4 AY HASTANEDE YATTI
Bir gün maç sırasında eşi evde yokken Cemile, bir Almandan polisi aramasını istiyor. Polis pencereden içeri giriyor. Cemile’yi kanlar içinde gördüğünde ambulansı çağırıyor: “Polisler camdan içeri girdiler. Ambülans çağırdılar. Beni hastaneye kaldırdılar Kiel’deki hastanede 4 ay kaldım. Kollarım ve bacaklarım morarmış, kemiklerim zarar görmüştü. Yürüyemiyordum. Kollarımı kaldıramıyordum. Beni her gün beş altı kez dövüyordu.”
‘CANI İSTEDİĞİ İÇİN’ DÖVÜYORDU
Eşi sadece “canı istediği” için dövüyordu onu. Cemile, “Eşimle zaten hiç konuşmuyordum. Ağladığımda da dövüyordu, konuşsaydım öldürürdü. Niye böyle yapıyorsun diye sorduğumda ‘canım istiyor’ diyordu” şeklinde anlatıyor.
İnsanlık dışı uygulamalarla karşılaşan Cemile, dört ay hastanede yattıktan sonra Haide’de bir kadın sığınma evine sığındı ve eşi hakkında dava açtı. Davanın geri alınması için de eşinin tehditlerine maruz kaldı. Cemile şöyle ifade ediyor: “Seni öldürürüm’ diyordu. ‘Zaten öldürsem kimsenin haberi olmaz. Öldürür, ondan sonra ‘dostu var gitmiş’ derim. Ailenden ses çıkaranları da öldürürüm’ diyordu”
SIĞINMA EVİNDE KALDI
Haide’deki sığınma evinden de ailesinin zoruyla çıktığını belirten Cemile, yaklaşık 2 ay önce Paris’e ağabeyinin evine geldiğini söylüyor. Ağabeyi kendisine iyi davranıyor. Burada ağabeyi ile hiçbir sorun yaşamadığını dile getiriyor. Şiddet yoktu ancak babası bu kez psikolojik yapmaya başlamıştı. “Şiddet yoktu ama daha kötüsü vardı” diyor Cemile. Hem çevreden hem de babası Kutbettin Demir’den baskı görüyordu.
İŞKENCENİN SORUMLUSU AİLESİ
Cemile, “Babam da sürekli bana küfür ediyordu. Bütün bu yaşananların sorumlusu ailemdir. O insanın öyle olduğunu dünya alem biliyordu. Zorla evlendirdiler” sözleri ile 3 ay işkence görmesinin nedeni olarak ailesini işaret ediyor.
Şiddet gören kızına sahip çıkmayan, aksine baskı uygulayan baba bu kez Cemile’nin başını örterek Türkiye’ye göndermek istiyordu. “Beni bu hafta içinde Türkiye’ye göndereceklerdi” diyen Cemile, orada başına nelerin geleceğini bilmediğini söylüyor. Cemile, “Belki öldürürler, belki de yaşlı biriyle evlendirirlerdi” diyor. Boşanmış olmasını herkes hor görüyordu. Ama kimse bu şiddetti mahkum etmiyordu. Geldiği Paris’te de kimse onu kabul etmiyordu. “Aileden boşanan olmamıştı” diyor Cemile.
GENÇ KADIN YARDIM BEKLİYOR
Genç kadın Kürt kadın hakları savunucuları ile ilişkiye geçerek kendisini kurtarmasını istiyor. 7 Aralık günü babasının evde olmadığı bir sırada evden çıkıyor. Yengesi de biliyor bunu. PKK’nin kaçırdığı iddia edilen genç kadının bugün üzerinde hiçbir kimlik ve belge yok. Oturum izni de yok. Ne yapacağını bilemez durumda. Sivil toplum örgütlerinden yardım bekliyor. Türkiye’ye gönderilmekten korkan Cemile’nin kollarında 8 ay öncesinde yaşadığı işkencenin izleri de halen duruyor. Genç kadının can güvenliği nedeniyle bulunduğu yeri gizli tutuyoruz…
NOT: HABERİ KOPYALAMAK VEYA YENİDEN YAYINLAMAK YASAKTIR
Copyright 2008
ANF NEWS AGENCY