
Federe Kürdistan Bölgesinde feodalizm ağır koşulları ve erkeklerin şiddeti sonucu öldürülen kadınların sayısı sürekli artıyor. Kimisi babasına, kocasına, ağabeyine itaat etmediği için öldürülüyor. Kimi zorla evliliği kabul etmediği için bedenini ateşe veriyor.
Açıklanan son verilere göre Güney Kürdistanda 2010un ilk altı aylık diliminde 48 kadın öldürüldü, 207 kadın bedenini ateşe verdi, 671 işkence gördü, 63 kadın cinsel tacize uğradı. Bunlar resmi veriler, gerçek sayıların daha korkunç olduğu belirtiliyor. Nitekim bedenini ateşe veren kadınların çoğunun da cinayete kurban gitmesinden şüpheleniyor.
Güney Kürdistan medyasında erkek şiddetini, kadın cinayetlerini ve intiharları yansıtmıyor. Bölgede çok az sayıdaki kadın örgütü ise partilere bağlı olduğu için ciddi bir varlık gösteremiyor. Kadın cinayetlerinden yargılananların sayısı ise bir elin parmak sayısı kadar.
Kadına şiddettin sıradanlaştığı bölgede Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Genel Dairesi Müdürlüğü son raporunu yayınladı.
Rapora göre bu yılın ilk altı ayında Federe Kürdistan Bölgesinde 48 kadın öldürülürken, 207 kadın bedenini ateşe verdi. 671 kadında işkence, 63 kadına ise cinsel taciz yapıldığına dikkat çekilen raporda, kendini yakma vakalarında azalmanın olduğu, şikayetlerde de artış yaşandığı belirtildi.
Açıklanan rapora göre kadın cinayetlerinin en fazla görüldüğü kent Hewler. Bu şehirde son altı ayıda 25 kadın öldürüldü, 99 kadın kendini yaktı, 145 kadın işkence gördü, 14 kadın taciz uğradı. 555 kadın ise şiddet gördüğü gerekçesiyle emniyet güçlerine şikayette bulundu.
Süleymaniye kentinde ise 18 kadın öldürülürken, 71 kadın bedenini ateşe verdi. Ancak taciz olaylarının en fazla görüldüğü kent ise Süleymaniye oldu. Burada 42 tacize uğradı, 526 kadın ise işkence gördü.
Duhok ilinde de 2 kadın öldürüldü, 53 kadın kendini yaktı, 7 kadın cinsel tacize uğradı. 260 kadın ise erkek şiddeti nedeniyle güvenlik güçlerine başvurdu.
Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Genel Dairesi Müdürlüğü, Kürdistan Bölgesinde kadınlara yönelik uygulanan şiddete ilişkin bundan böyle 6 ayda bir rapor hazırlayacaklarını belirttiler, bunun dışında farklı kurumlar tarafından hazırlanacak raporların gerçeği yansıtmayacağı ileri sürüldü.