Binlerce Kürt kadını 2. Zilan Kadın Festivali'nde buluştu. Aşırı sıcağa rağmen coşkunun hiç eksik olmadığı festivalde, "Bijî Serok APO, Şehit Namirin" sloganları hiç dinmedi.
BERMAL KOÇGİRİ/ADEM KARAÇOBAN/ERDAL ALIÇPINAR-ALİ GÜLER/M.ZAHİT EKİNCİ-İSMET GELEÇ
Kürt Kadın Barış Bürosu'nun (CENİ) organize ettiği 2. Zilan Kadın Festivali dün binlerce kadının katılımıyla gerçekleşti. "Demokratik ve Ekolojik Bir Dünya İçin Kadınlar Adalet ve Barış İstiyor" sloganıyla yapılan festivalde kadınlar, biraraya gelmenin mutluluğunu yaşadı. Almanya'nın Gelsenkirchen kentindeki tarihi Amphi tiyatrosunda oldukça güzel bir havada yapılan festivale Kürt kadınları yöresel kıyafetlerini giyerek geldi. Güneşli bir havada, renga renk kıyafteler içinde kadınlar, çocuklarıyla festivale aktı. Diğer halklardan kadınlarında olduğu festivalde, Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde ve dünya devrimlerinde yaşamlarını yitirenlerin fotoğrafları asılıydı. Ellerde ise Kürdistan Demokratik Konfederalizm Önderi Abdullah Öcalan ile 31 Mayıs'ta Güney Kürdistan'da trafik kazasında yaşamlarını yitiren Ekin Ceren Doğruak (Amara) ve Uta Schneiderbanger'in (Nudem) fotoğraf ve posterleri vardı. Ayrıca Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı. Festivalin adandığı Amara ve Nudem'in fotoğrafları da kadınların yakalarındaydı.
Etkinliklere yoğun ilgiFestival etkinlikleri sabah saat 10:00'da başladı. Birçok etkinlik birarada yapıldı. Etkinlikler arasında fotoğraf sergisi, yöresel kıyafetler ve dengbejler divanı büyük ilgi gördü. Bir çadırda kadınların çizdiği resimler içerisinde "Kadın ve Ekoloji" adıyla bir panel düzenlendi. Moderatörlüğünü gazeteci Havin Güneşer'in yaptığı panele, siyasetçi Nilüfer Koç, Northumbria Üniversitesi'nden İngiliz Mary Mellor ve yazar Suzan Samancı katıldı. Başta genç kızlar olmak üzere her yaştan kadınlar paneli büyük bir ilgiyle izledi. Yine Kürdistan dağlarındaki kadın gerillaları anlatan resim sergisinin bulunduğu çadır en çok ziyaret edilen yer oldu. Kürt kadın dengbejleri ise, herkes büyük bir zevkle dinledi. Uzun süre klamları seslendiren kadınlar, yoğun ilgiden oldukça memnundu. Yöresel kıyafet ve takıların sergilendiği çadırlardan da kadınlar, hiç çıkmadı. Kimisi kıyafet ve takıları satın alırken, kimileri de kendi yöresinden kıyafetleri görmenin heyecanını yaşadı. Bazı çadırlarda ise Kürt kadınları ekmek pişirirken, ekmeklerden almak isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu.
Başka bir dünya mümkünRoj TV'nin canlı olarak yayınladığı festivalin sahnesi de oldukça dikkat çeken bir alandaydı. Amphi tiyatrosunun bulunduğu Rhein-herne nehrinin kenarında kurulan sahnenin her iki tarafında Öcalan ve Zeynep Kınacı'nın (Zilan) posterleri dikkat çekti. Sahnenin yine iki tarafında sarı, kırmızı, yeşil kuşaklara Kürtçe ve İngilizce "barış, özgürlük, demokrasi" yazılıydı. Saygı duruşuyla başlayan programda, ilk önce sahneye festivalin tertip komitesinden Melike Yaşar çıktı. Yaşar konuşmasında, tertip komitesi olarak festivale katılan herkese teşekkür etti. İlk festivali "Kadınlar Sınırları Aşmalı" şiarıyla yaptıklarını söyleyen Yaşar, bu seferde demokratik ve ekolojik bir dünya için kadınlar barış ve adalet istiyor espirisiyle yaptıklarını dile getirdi. Yaşar, "biz kadınlar başka bir dünyanın mümkün olduğunu söylüyoruz. Biz aynı zamanda bu festivali Uta ve Amara arkadaşlarımıza adadık" dedi. Ekolojik ve demokratik bir dünya için büyük bedeller ödendiğini söyleyen Yaşar, tekrar festivale katılan kadınlara teşekkür ederek konuşmasını bitirdi.
Beser Şahin ve Gülistan beğeniyle dinlendiTertip komitesinin konuşması ardından sahneye Kürt sanatçılarının büyük bir beğeniyle dinlediği Beser Şahin ve Gülistan sahneye çıktı. Söyledikleri parçalarla kadınları coşturan Şahin ve Gülistan, sevilen parçalarını seslendirdiler. Halaylar çeken kadınlar, zılgıt ve alkışlarla sanatçılara sevgi gösterisinde bulundu.
Daha sonra sahneye Alman müzik grubu Filia Irata çıktı. Parçalar ve gösterileriyle kadınların beğenisini alan grubun siyah ve beyaz kıyafetleri ise dikkat çekti. Kürt kadınlarıyla birlikte olmaktan mutluluk duyduklarını söyleyen grup, alkışlar arasında sahneden ayrıldı.
Öcalan'ın tecridi barışın tecrididirDaha sonra ise sahneye Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Aysel Tuğluk çıkarak bir konuşma yaptı. Tuğluk, "kadın özgücünün açığa çıkışı çok soylu mücadelelerle büyük emeklerle oldu. Bizleri yeniden yaratanları saygıyla selamlıyorum" dedi. Kadının değişim ve dönüşümdeki belirleyiciliğini yok sayan iktidar anlayışını açığa çıkarmak için kimlik mücadelesini yükseltmek, kararlılıkla, cesaretle zorlu ama onurlu mücadelesini büyütmek zorunda olunduğunu dile getirdi. Tuğluk konuşmasında devamla şunları belirtti: "Bize rağmen yazılan kadının köleleştirme yok sayma, metalaştırma zihniyetini ve bunu da kader olarak sunan egemen anlayışı öz gücümüzle değiştirebiliriz. Kadının kimlik ilkeleri olan demokrasi, ekoloji ve demokratik toplum ile ekoloji ve cinsiyet devrimiyle cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldıracak örgütlülüğü yaratmalıyız."
6 yıldır sürdürülen tüm barış ve demokrasi çabalarına rağmen barış elinin havada kaldığını söyleyen Tuğluk, inkarın hala devam ettirildiğini kaydetti. "Sayın Öcalan'ın tecridi, barışın, kardeşliğin, demokrasinin ve kadının tecrididir" diyen Tuğluk, Öcalan'ın tecridinin Kürt halkının meşru kimlik mücadelesinin tecrit edilmesi anlamına geldiğine de vurgu yaptı. Tuğluk, "öz gücümüze güvenerek dönemin ruhuna uygun düşünsel ve eylemsel ruhumuzla sürece yanıt olmalıyız. Namus, onur kendi kimliğimiz halkımızın özgürlük teminatı olmaktan geçmektedir. Demokrasi ve barışın zaferini kadın getirecektir" dedi.
Rojda coşturduTuğluk'un ardından sahneye Türkiye'den gelen genç sanatçı Özlem Özdil çıktı. Söylediği deyişlerle ilgiyle dinlenen Özdil'in ardından Kürtlerin yine büyük beğeniyle dinlediği Rojda sahneye çıktı. Yeni kasetinden parçalar seslendiren Rojda'ya kadınlar zılgıt ve alkışlarla ilgisini gösterdi. Sanatçı Rojda'dan sonra ise sahneye Güney Kürdistanlı sanatçı Mijgen Abdullah, Sarya Tiyatro Grubu, Hip Hopçu Dezz Deniz ile Yunan Kadın Dans grubu çıktı.
Kürt sorunu çözülmeden AB'ye giremezFestivalde AP parlamenteri Feleknas Uca da bir konuşma yaptı. Herkesi barış ve demokrasi duygularıyla selamladığını söyleyen Uca, böyle bir festivalde kadının sesini hep birlikte yükseltmesinin anlamlı olduğunu söyledi. Kadınların tarihten günümüze kadar hep karanlık ortamlarda tutulduğunu söyleyen Uca, "bu karanlık günler kadın üzerinde ne kadar gelişsede kadınlar her zaman aydınlığın barışın ve demokrasinin yürütücüleri olmuştur" dedi. Sistem tarafından kadınların hep kurban edildiğini belirten Uca, bunun en büyük acısını 15 yıllık savaşta Kürtlerin yaşadığını söyledi. Acı şiddet ve her türlü baskıya maruz kaldıklarına değinen Uca, buna rağmen barışı, özgürlüğü, demokrasiyi ve adaleti isteyenin yine Kürt kadını olduğunu dile getirdi. Kürt kadınları olarak Türk aydınlarının yaptıkları çağrıyı desteklediklerini belirten Uca, Türkiye'de 20 milyon Kürdün hakkının verilmesini ve operasyonlarında durdurulmasını istediklerini kaydetti. Uca, Türkiye'nin Kürt sorununu çözmeden AB'ye giremeyeceğini söyledi.
Kürdistan'dan gelen Kızıltepe Belediye Başkanı Cihan Sincar'da Kürtçe bir konuşma yaptı. Sincar şunları söyledi: "Böylesi anlamlı bir festivali kutluyor ve selamlıyorum. Kadın, barış ve adaletin anasıdır. Bu rolü ve misyonunu yerine getirmelidir, barış ve demokrasi için mücadele etmelidir. Taki kendi ülkemizde ve ana topraklarımızda tüm dünya halkları gibi böylesi bir festivali düzenleyene kadar."
Kavurucu sıcakğa rağmen kadınlar, programı sonuna kadar izledi.
'Analar kenetlenmeli'2. Zilan Kadın Festivali'ne, PAJK Koordinasyonu ve Anakarargah YJA Star Komutanlığı da birer mesaj gönderdi.
"Özgürlük ütopyası büyük olan kadınlarımıza" diyerek mesajına başlayan PAJK Koordinasyonu, şunları dile getirdi: " Bu yıl ikincisi düzenlenen ve Uta ile Amara yoldaşların anısına adanan kadın festivalini, dağların doruklarından kadın özgürlük kurultayımızın hepimizde yarattığı heyecan ile özgürlüğe olan büyük özlem ve umutla kutluyoruz."
Festivalin en büyük anlamının, mücadele tarihini kanlarıyla yazan ve yaşamlarını yitirenleri sahiplenme olduğu belirtildi. Öcalan'ın yeniden yargılanması yönündeki karara rağmen Türk devletinin içine girdiği saldırgan tutumlarla bu kararı boşa çıkarmaya çalıştığı kaydedildi. Dolayısıyla bu festivaldeki kadın iradesinin Türk devletinin bu saldırgan politikalarına karşı Öcalan'ın tarafsız ve bağımsız bir mahkemede yargılanması ve bu yargılamanın Kürt sorununun çözümü kapsamında ele alınması için ciddi bir tutum ve mücadele kararı oluşturmaya çağırdı. PAJK Koordinasyonu, Türk ve Kürt analarına acı ve gözyaşı yaratmanın ötesine gitmeyen ve büyük düşmanlıkla yürütülen askeri operasyonların durdurulması için Kürt-Türk analarını demokratik barış çözümü etrafında kenetlenmeye çağırdı.
Festivalin diğer anlamınında kadının toplumsal geriliklerle mücadele kararlılığını yansıtıyor olmasına dikkat çeken PAJK Koordinasyonu, şunları kaydetti: "Bu kadın festivali aynı zamanda töre ve namus cinayetleri etrafında örülen kadın katliamlarına dur demenin en büyük zeminidir. Kadın özgürlük kurultayımızda bu yönlü oluşturduğumuz mücadele anlayışı etrafında tüm kadınları demokrasi, barış, halkların kardeşliği ve kadın özgürlüğü etrafında kenetlenmeye, ortak mücadele espirisiyle eylemselliğe yönelmeye çağırıyoruz."
'Büyük direniş gösteriyoruz'Anakarargah YJA Star Komutanlığı ise mesajına, "Haziran ayının kutsal sıcaklığında başta yaşam kaynağımız Önderliğimizi selamlarken, bizleri gösterdikleri kahramanlık ve direnişte sürekli onurlandıran ve yücelten şehitlerimizi de en içten bağlılıklarımızla anıyoruz" diyerek başladı. Festivale katılan Kürt kadınlarını ve dostlarını selamlayan YJA Star, 30 yıllık mücadelede büyük bedeller sonucu bu günlere gelindiğine dikkat çekti. Mesajda, "ancak Önderliğimiz ve halkımız, gerillamız üzerinde oldukça tehlikeli hesap ve saldırılar devam ediyor" denildi. Bu nedenle HPG ve YJA Star olarak özgürlük dağlarında gelişen kapsamlı operasyonlara karşı büyük bir direniş gösterildiği kaydedildi. Yoğun bir mücadele sürecinden geçerken Kürt halkının dünyanın dört bir yanında seslerini meydanlarda yükseltmesinin önemli olduğuna dikkat çekildi. Mesajda, "Halkımızın mücadele için attığı her adım, yükselttiği her ses bizim için bir onur ve güç kaynağı olmaktadır" denildi. Mesajda devamla şunlar belirtildi: "YJA Star olarak festivaldeki halkımızı bu inançla selamlarken, Zilan ve Semaların ardılları Uta ve Amara yoldaşları saygıyla anıyoruz. Bu temelde Önderliğimizin, halkımızın ve şehitlerimizin özgürlük çizgisinin savunma gücü olduğumuzu bir kez daha yineliyor, demokrasi ve özgürlük için kanımızın son damlasına kadar bağlılık sözünü belirtiyor, özgür gelecek için mazlum yurtsever halkımıza her zaman layık olma temelinde mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz."