topics
Tatvan'da Kender Dağı ve kırsal alanında ortaya çıkartılan toplu mezarlardaki cenazelerin ARGK gerillalarına ait olduğu doğrulandı. O dönem Siser ve Kender dağlarında bulunan sanatçı Rotinda Yetkiner, yaşananlara bizzat tanık olduğunu söyledi. Yetkiner, "Arkadaşlarımız bizim saklandığımız yerin üst kısmında öldürüldü. Çığlıkları bize kadar geliyordu" dedi.
Yaşananlar dehşet vericiydi
Bitlis'te bulunan toplu mezarların ARGK gerillalarına ait olduğunu doğrulayan ünlü sanatçı Rotinda Yetkiner, yaşananlara kendisinin bizzat tanık olduğunu açıkladı. Yetkiner, "olay günü yapılan işkence ve tecavüzler dehşet vericiydi" dedi.
KEREM ÇELİK/DİHA/BATMAN
Bitlis'in Tatvan İlçesi sınırları içerisinde yer alan Kender Dağı ve kırsal alanında bir süre önce ortaya çıkartılan toplu mezarlardaki 60'ı aşkın cenazenin ARGK gerillalarına ait olduğu doğrulandı. İlk kez Dicle Haber Ajansı (DİHA) tarafından gündeme getirilen ve Özgür Politika'da da yayımlanan toplu mezar haberinin basında yer alması ile birlikte Siser ve Kender dağlarında o dönem bulunan sanatçı Rotinda Yetkiner, toplu mezarların ARGK gerillalarına ait olduğunu açıkladı. Yetkiner, yaşananlara bizzat tanık olduğunu söyledi. Toplu mezarlarda yakınları bulunan aileler ise yapılanın insanlık suçu olduğunu belirterek, sorumluların yargılanmasını ve cenazelerin kendilerine verilmesini istedi.
'Gerillaların kafa ve kulakları kesilmişti'
1994 yılında meydana gelen katliama ilişkin tanıklıklarını aktaran sanatçı Yetkiner, Haziran ayında bir itirafçının verdiği ifadeler doğrultusunda askerlerin havadan ve karadan geniş kapsamlı bir operasyon başlattığını söyledi. Yetkiner, çatışmaların yoğunlaştığı bir günde 21 gerillanın askerlerin pususuna düşürülerek öldürüldüğünü söyledi. Yaralı ve esir alınan tüm gerillaların askerler tarafından öldürüldüğünü belirten Yetkiner, "Arkadaşlarımız bizim saklandığımız yerin üst kısmında öldürüldü. Çığlıkları bize kadar geliyordu. Askerlerin alandan çıkması ardından olay yerine gittiğimizde vahşet görüntüleriyle karşılaştık. Bütün arkadaşlarımızın kafaları ve kulakları kesilmişti. Kadın gerillalara askerler tarafından tecavüz edilmişti. Cenazeler parçalanmış şekilde ortaya serilmişti. Gerilla parçalarını götüren asker ve korucular ödüllendirildiğinden, esir düşen gerillalara bu şekil muamele ediliyordu" diye konuştu.
'27 gerilla toplu halde gömüldü'
1995 yılında da PKK gerillalarının Hizan, Bitlis ve Tatvan arasında bulunan Vistin alanında Türk ordusu tarafından pusuya düşürülerek öldürüldüğünü belirten Yetkiner, "27 gerillayı ölü ele geçiren askerler, cenazeleri Vistin alanından Karıkan merkezine götürerek, yeri tam olarak bilinmeyen bir yere gömüyorlar. Mezarlar Karıkan alanının çevresinde olabilir" dedi.
'İnsanlıktan yoksunlar'
Vistin alanında yaşanan çatışma sırasında bir gerillanın gün boyu derede saklanarak sağ kurtulmayı başardığını söyleyen sanatçı Yetkiner, "Kurtulan arkadaş, operasyondaki askerlerin Şêxcuma Vadisi'nin güneyinde asker giyimli 10 kişinin cesedini yaktığını gözleriyle gördüğünü bize anlattı. Askerler ölen arkadaşlarını yakıyorlarmış. Yani o dönemki vahşet sadece gerillaya değil, askerlere de uygulanıyordu" dedi.
Kender Dağı eteklerinde bulunan bir köyün de koruculuğu kabul etmediği için toplarla yıkıldığını belirten Yetkiner, şunları anlattı: "Köylülere yapılan işkenceler özellikle telsizlerle bize dinletiliyordu. 65 yaşındaki bir amcaya gece boyu yaptıkları işkenceyi telsizden veriyorlardı. Cenazeleri bu şekilde parçalayan bir zihniyetin insanlıktan yoksun olduğunu düşündüm."
Ünlü sanatçı Yetkiner Avrupa'da çıkardığı Siser adlı kasetinde yer alan 'Gerilla' adlı şarkının da Kender Dağı'nda yaşanan vahşeti anlattığını ve bu şarkıyı yaşamını yitiren gerillalara atfettiğini söyledi.
İlyas Sezgin: Yaşanan insanlık suçudur
Gerilla aileleri de yaşanan vahşetin kabul edilemez olduğunu belirterek, sorumluların mutlaka cezalandırılmasını istedi. Toplu mezarda cesedi bulunanlardan Serdar kod adlı Aytekin Sezgin'in kardeşi İlyas Sezgin, basında toplu mezar haberinin çıkması ardından cenazeleri almak için İnsan Hakları Derneği'ne (İHD) başvurduklarını belirterek, "Sadece kardeşim olduğu için değil, savaşın acı ve korkunç yüzünü ortaya koyup araştırılması ve bölgede uzun süre yaşanan insan hakkı ihlallerinin son bulması, birçok annenin çocuklarına kavuşması için başvuruda bulundum" dedi. Sezgin, olayın peşini bırakmayacağını belirterek, gerekirse konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıyacağını söyledi. Yaşananların insanlık suçu olduğunu ve üstünün kapatılmaması gerektiğini dile getiren Sezgin, çocuklarından haber alamayan tüm aileleri, cenazelerini almak için İHD'ye başvurmaya çağırdı.
Zekeriya Alın: Bana soykırımı andırıyor
Toplu mezarda bulunduğu belirtilen Erdal kod adlı Mehmet Alın'ın kardeşi Zekeriya Alın ise, ağabeyinin öldürülerek arkadaşlarıyla birlikte toplu halde gömüldüğünü daha önce de duyduğunu ancak o dönem yaşanan savaş ve faili meçhul cinayetler nedeniyle korktuklarını ve cenazeleri alamadıklarını ifade etti. Geçmişte buna benzer birçok olayın yaşandığına dikkat çeken Alın, "Aileler çocuklarına bile sahip çıkamadı. Ortaya çıkarılan mezarlar bana bir soykırımı andırıyor. Dünya kamuoyu Saddam'ın yaptığı toplu mezarları yeni aydınlatıyor. Dünya kamuoyunun dikkatini buraya da çekmek lazım" dedi.
Bölgede çok sayıda toplu mezar bulunduğunu söyleyen Alın, "Bunlar tek tek açılıp cenazeler ailelerine verilmeli ve bu kıyıma neden olanlar hakkında dava açılmalı. Biz sonuna kadar bu olayın takipçisi olacağız" şeklinde konuştu.
HPG isimleri açıklamıştı
Halk Savunma Güçleri (HPG) Ana Karargah Komutanlığı Basın İrtibat Merkezi, konunun basında yer almasının ardından, Kender Dağı'nda bulunan toplu mezardaki gerillaların kimliklerini açıkladı:
Serdar kod isimli Batman Kozluk Mamılayê doğumlu, Orhan kod isimli Şırnak Avyan köyü doğumlu, Şoreş kod isimli takım komutanı Mardin doğumlu, Haki kod isimli cephe sorumlusu Qamişlo doğumlu, Erdal kod isimli Batman Beşiri doğumlu Raman aşiretinden, Eşref kod isimli Batman Sason Helise Köyü doğumlu, Hamza kod isimli Bitlis Güroymak (Norşin) doğumlu, Rêber kod isimli Muş doğumlu, Avareş kod isimli Mardin doğumlu, Karker kod isimli Mardin doğumlu, Hebun kod isimli Bitlis doğumlu, Kemal kod isimli Urfa doğumlu, Agir kod isimli Muş doğumlu, İsmail kod isimli Silvan doğumlu, Savaş kod isimli Ağrı doğumlu, Harun kod isimli Van doğumlu, Mizgin kod isimli Şırnak Gundıkê Remo doğumlu, Mizgin kod isimli Batman Kozluk doğumlu, Beser Koçer kod isimli Siirt doğumlu, Koçer kod isimli Mardin doğumlu, Berivan kod isimli Batman Sason doğumlu.
Diğer toplu mezarlar
DİHA'nın yaptığı araştırma sonucunda Bitlis, Siirt ve Batman'da var olduğu bilinen bazı toplu mezarlar şunlar:
- 12 Mayıs 1997'de Bitlis'in Dûav Yaylası'nda TSK güçleri ve ARGK gerillaları arasında yaşanan çatışmada 28 gerilla yaşamını yitirdi. ARGK'nin açıklamasına göre cenazeler askerler tarafından tahrip edilir. Daha sonra cenazeler Bitlis il merkezine götürülerek, belediyeye ait bir kepçe ile Bitlis çöplüğünde gömülür.
- 1996 yılında Bitlis'in Cengiz Köyü köprüsünün yukarısındaki vadide çıkan bir çatışmada 18 gerilla yaşamını yitirdi. Gerillalar olay yerinde toplanarak orda bırakıldı. Bu olayda yaşamını yitiren bazı gerillaların isimleri şöyle; Dilovan kod isimli Abdullah Tepe, Bitlis doğumlu, Yasin kod isimli Bölge Komutanı Sivas doğumlu, Mahsum Reş kod isimli Amed doğumlu ve sadece kod isimleri bilenen Cuma, Serhat ve Xelil isimli gerillalar.
- 1996 yılının Haziran ayında Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı Pıhok Köyü çevresinde yaşanan çatışmada 17 PKK gerillası yaşamını yitirmişti. Kemal adlı komutanın cenazesi olay yerinden kaldırılırken, geriye kalan tüm gerillaların cesetleri toplu halde aynı yere gömüldü.
- 1997 yılının Nisan ayında Bitlis'in Nurşin kırsalında Su deposu denilen yerde Türk ordusu ile yaşanan çatışmada 27 gerilla yaşamını yitirdi. Gerillaların cenazeleri halen eski yerinde bulunuyor.
- 1995 yılında Bitlis'in kırsalı olan Hora Şêxan ve Hora Kurmanca, Şêxcuma Vadisi arasında bulunan boğazda Türk ordusu ile çıkan çatışmada yaşamını yitiren 17 gerillanın toplu halde gömüldüğü ve cenazelerinin halen yerinde olduğu bildirildi.
- Bitlis ile Siirt'in Baykan ilçesi arasında bulunan yolda bir bölük gerilla, Türk ordusunun pususuna düşerek tank atışı ile yaşamını yitirdi. Cenazelerin toplu olarak gömüldüğü öğrenildi.
- 22 Ağustos 1998 tarihinde Batman'ın Kozluk ilçesi Bekirhan beldesine bağlı Bınuniye köyü yakınlarında çıkan çatışmada ölen ve çoğu silahsız olan 11 PKK'li yakıldıktan sonra toplu olarak aynı yerde gömüldü.
- 1998 Kasım ayında Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Qırıka köyü yakınlarında çıkan çatışmada ölen 3 PKK'linin cenazeleri askerler tarafından İsmailka (Yanıkkaya) köyü mezarlığı yakınlarında açılan bir çukura topluca gömüldü.
- 1999 yılı Şubat ayı sonlarında Batman'ın Sason ilçesine bağlı Tanzê ve Heribê köyleri arasında bulunan bir vadide öldürülen ve çoğu silahsız olan 17 PKK'li ile Tanzê Köyü'nden yaşları 9 ve 11 olan 2 çobanın cenazeleri topluca yakıldı. Cenazeler daha sonra Batman Alay Komutanlığı'na bağlı askerler tarafından alınarak bilinmeyen bir yere topluca gömüldü. PKK'lilerin kimyasal bomba ile öldürüldükleri ortaya çıktı.
- 1993 yılı Temmuz ayında Batman'ın Sason ile Kozluk ilçeleri arasında bulunan Halqis Dağı'nda çıkan çatışmada kimyasal silah atılarak öldürülen 11 PKK'linin cenazeleri bir mağaraya atılarak topluca gömüldü.
- 1998 yılı Mayıs ayında Batman'ın Sason ilçesine bağlı Taraş köyü yakınlarında çıkan çatışmada ölen 3 PKK'linin cenazeleri asker ve korucular tarafından parçalandı. Cenazeler daha sonra ilçe mezarlığına gömüldü.
- 1991 yılı Kasım ayında Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Dera köyü yakınlarında çıkan çatışmada ölen 3 PKK'linin cenazeleri yakıldıktan sonra topluca gömüldü. 1991 yılı Ağustos ayında da aynı yerde çıkan çatışmada ölen 10 PKK'linin cenazeleri de aynı yerde yakıldıktan sonra topluca gömüldü.
- 1996 yılı Ekim ayında Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Mışrita köyü yakınlarında bulunan Çiyayê Zılek dağında meydana gelen çatışmada ölen 4 PKK'li yakıldıktan sonra açıkta bekletildi. 1997 yılında köylüler tarafından aynı yerde gömülen cenazeler, daha sonra askerler tarafından tekrar çıkarılarak açıkta bekletildi.
- 1998 yılı Nisan ayında Siirt'in Eruh ilçesi Parêz (Üzümlük) köyü yakınlarında bulunan Geliye Pira mıntıkasında çıkan çatışmada yaşamını yitiren 5 PKK'linin cenazesi askerler köylülerin gömmelerine izin vermediği için açıkta bekletiliyor.
- 1990 yılı Eylül ayında Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Eyne beldesi yakınlarında meydana gelen çatışmada ölen 9 PKK'linin cenazeleri, ilçe merkezinde bulunan mezarlığı getirilerek topluca gömüldü.
- 1992 yılı Ocak ayında Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Basnê Köyü yakınlarında meydana gelen çatışmada ölen 4 PKK'linin cenazesi ilçe merkezinde bulunan mezarlıkta topluca gömüldü.
- 1993 yılı Haziran ayında Siirt'in Eruh ilçesi ile Şırnak arasında bulunan Çırav dağında meydana gelen çatışmada ölen 5 PKK' linin cenazeleri ilçe merkezinde bulunan mezarlığa götürülerek topluca gömüldü.
- 1989 yılı Temmuz ayında Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Torik ile Memira köyleri arasında bulunan kırsal alanda meydana gelen çatışmada ölen 5 PKK'linin cenazeleri ilçe merkezinde bulunan mezarlıkta topluca gömüldü.
- 1998 yılı Nisan ayında Siirt'in Eruh ilçesi'ne bağlı Dırişke köyünde meydana gelen çatışmada ölen 3 PKK'linin cenazeleri Rejnav Köyü yakınlarında açıkta bekletiliyor.
- 4 Haziran 1999 tarhinde Siirt'in Eruh ilçesi ile Şırnak arasında bulunan Çırav Dağı'nda çıkan çatışmada ölen bir kadın PKK'liye, askerlerce tecavüz edildikten sonra cesedi parçalandı, ardından da yakıldı. Yakılan PKK'linin cenazesi aynı yerde bırakıldı.
- 7 Haziran 1999 tarihinde Siirt'in Eruh İlçesi'ne bağlı Parêz Köyü yakınlarında çıkan çatışmada ölen 6 PKK'li daha sonra Mısefra Köyü'ne götürülerek yakıldı. PKK'lilerin cenazeleri yakıldıkları yerde bırakıldı.
İlk toplu mezar olayı 1989'da gündeme geldi
Bölgede toplu mezar olayı ilk olarak 1989 yılında gündeme geldi. Bu tarihlerde bölge genelinde bir araştırma yapan Gazeteci Günay Aslan, Siirt'e bağlı Newala Qasaba'da (Kasaplar Deresi) çok sayıda cesedin olduğunu tespit etti. Aslan'ın tespitleri sonucunda, aralarında PKK'nin askeri kanadı ARGK'nin ilk komutanı olan ve Gabar Dağı'nda çıkan çatışmada yaşamını yitiren Agit Kod adlı Mahsum Korkmaz ve çatışmalarda yaşamını yitiren birçok ARGK gerillasının bulunduğu 73 kişinin ismine rastlanmıştı. Günay Aslan o dönemde olayın peşini bırakmamış ve çalıştığı 2000'e Doğru Dergisi'nde toplu mezarların dosya haberini yapmıştı. Aslan ayrıca 20 Haziran 1989 tarihinde Özalp Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir dilekçeyle başvurarak, elde ettiği bilgilerin araştırılmasını istemişti. Aslan'ın başvuru dosyasında, cesetleri Newala Qasaba'ya atılan 73 kişilik isim listesi de bulunuyordu.
Halen Siirt Cumhuriyet Savcılığı arşivinde yer alan dosyada geçen ve Kasaplar Deresi'nde cesedi bulunan 73 kişinin isim listesi şöyle:
Mahsum Korkmaz (Agit), Mehmet Sevgat, Süleyman Erdem, Orhan Alpaslan, Ferhan İl, Cevdet Günerhan, Mehmet Ağarsan, Yaşar Kahraman, Abdulmecit Yılmaz, Hamit Avcı, Salman Kara, Celal (Kod adı Halil), Abdullah Acar, Çiçek Selcan, Emir Sarık, Kazım Sürgeç, Fadıl Tunç, Hazal Sevilgen, Donar Akay, Hanem Yaverkaya, Bedri Mervan, Cemil Tunç, Mehmet Sevilgen, Abdulkadir Hançer, Osman Şanlı, Ekrem Güven, Ahmet İbin, Ahmet Ali Demir, Murat Zeyrek, Mehmet Şeyh Gündüz, Adife Sakık, Ahmet Ergin, Hüseyin Yıldız, Ramazan Kaplan, Ali Uğur, M.Sait Yıldırım, Enver Durar, Medeni Keleçoğlu, Abdulkadir Bilim, Ahmet Çelik, Hamit Doymak, Zübeyir Yıldırım, Hamit Dağtekin, Suriye uyruklu İsmail, Ahmet Taygur, Cemal Tepe, İbrahim Turçak, İrfan Eren, Bedrettin Timurtaş, Ömer Aytur, Ali Kaya, Nurettin Oktay, Vasfi Kılıç, Hanifi Bafi, Leyla Dal, Ahmet Aydın, Mehmet Dağ, Kasım Kocaman, Mehmet Oktay, Ekrem Bidal, İbrahim Kurt, Hasan Akan, Ankaralı Mustafa, Sofi Ömer, İbrahim Savaş, Ramazan Erberk, Veysi Yıldırım, Murat Kaya, Nezir Yavuz, Ali Ekrem Bidav, Haydar Uzunyol, Harun Aras ve Tekin Sevim.
TC Vahşeti -I-
TC devletinin vahşeti, Siirt''te insanlık tekrardan sürükleniyor