Feedback    Send News  
Languages
Select Interface Language:

English French Deutsch Italian Kurdish Turkish

Menu English

Kurdishinfo Search


SHARE
Share |

Newroz 2011/Peace Tents

DTK Democratic Autonomy

KCK Trial and Kurds

Human Rights Violations-Iran2011

Mass Graves In Turkey

Stop Isolation!


CHEMICAL WEAPONS

Children In Turkey 2010

Proposal for a Solution of Kurds

KCK Statement 5 points

Proposals for a Solution

The Special Forces Command

The Obscure History

Abdullah Ocalan : War and Peace in Kurdistan


SELİM FERAT: Normal!!!

Normal...

Türkiye'de kadınlar coplandı.

Türkiye'de 8 Mart yürüyüşüne saldırı yapıldı ve 30'u kadın 65 kişi gözaltına alındı.

Türkiye'deki koğuşturma makamları, tutuklananların 60'ının ismini, Terör suçlarına karıştığını açıkladılar.

Bu da normal.

Yerleşik insan alemi dışında yaşadığı izini bırakan açıklamalarda bulunan, "Adalet Bakanı" Cemil Çiçek: "hırsızın da kabahatinin olduğunu sizin de görmeniz lazım" açıklamasıyla, saldıran polislerin kimden talimat aldıklarını ilan etti ve Uğur Kaymaz'ın "terörist" olduğunu açıklayan İçişleri Bakanı Aksu ise, meslektaşı Çiçek'in açıklamasını anlamamazlıktan gelerek, İstanbul Emniyet Müdürlüğünden rapor istedi ve coplu polislerin tesbit edilmesiyle beraber, haklarında tahkikat başlatılacağını belirtti.

Bu daha da normal...

Çiçek'in: "Avrupa'daki polis, küreselleşme karşıtlarını çiçekle karşılamıyor" sözleri, Türkiye'de devlet çarkının nasıl döndüğünü yansıtan resmi bir açıklamayken, AB'nin dönem Başkanı Asselborn'un, Polis saldırısı görüntülerini kastederek, Türkiye'de yaptığı: "şok olduk!" açıklaması da, normaldi.

Çünkü, Türkiye'de dipçik ve copa karşı yapılan böylesi "normal" bir açıklamanın tesirinin, soğuk algınlığına karşı alınan bir tabletin tesir süresinden az olduğu biliniyorken, Asselborn'un sözleri, Çiçek'in "normal" siyasetine "vize" sayılıyor.

Tiyatro devam ediyor: Eğer Asselborn Türkiye'de olmasaydı, bu görüntülere karşı tepki vermemesi de "normal" olarak addedilecekti. Misafirperverliğe sığmayan cop saldırısının, nazik bir ağırlamanın sınırlarını aştığını hatırlatan Asselborn'in, ev sahibi Türkiye'nin Dışişleri Bakanı'nı "özür dileme"ye "mecbur" etmesi, diplomasi dilinde olağanüstü değildir.

Bu olay, yakında kapanırÉ

Normal (!) olan da budur.

Avrupa Parlamentosu Başkanı'n Borell'in: "Türk Polisinin katı tavrı"nı kınaması, Parlamento'nun Kürt sorununda aldığı birçok karar gibi, dosya sayfalarını taşmayacak biçimde istif edilecektir; bundan kuşkum yok.

Türkiye, sayfa kapatır. Türkiye sayfa kapattırır.

Çünkü siyaset artık bir kumanda işidir.

Küreselleşmenin merkezi sisteme bağlanmasıyla birlikte, dünyanın büyük bir nüfusu, ölüme terkedilmiştir. Bunun farkında olan Türkiye, Diyarbakır yörüngesinde olan dünyanın cehenneme dönüştürülmesi için, ortak aramaktadır. Türk resmi siyasetinde, unutulmak istenen nüfus, Kürtlerdir.

Türkiye'de, polis ve askerin katlettikleri, Aksu'ya"terörist", Çiçek'e göre: "hırsız"dır.

Aslında Türkiye'de normal olan, resmi ideoloji Kemalizmin gölgesine sığınan bir nevi açıklamadır.

Bunun son radikal örneklerinden biri, Ermeni katliamıyla ilgili, Türkiye'deki devlet ve "millet" siyaseti değil mi?

Rafine Türklerden Taha Akyol, Ermeni katliamı'nı...."Taşnakların katliamı" olarak tercüme etmedi mi?

Enver Paşa ve Talat Paşa'yı Taşnak kurbanı, gösteren o dünyada, 8 Mart kadınlar gününün coplanan kadınlarını, hırsızların saldırısına uğramış olarak göstermek kadar kolay ve normal, ne olabilir ki?!...

Selimferat@aol.com
(327 total words in this text)
(531 reads)    Printer Friendly Page