Feedback    Send News  
Languages
Sélectionnez la langue de l'interface:

English French Deutsch Italian Kurdish Turkish

Menu Français

Kurdishinfo Search


Le cessez-le-feu est terminé
Une nouvelle étape a commencé

Children In Turkey 2010

Les domaines civiles dans la cible
de l Iran et de la Turquie

Proposal for a Solution of Kurds

KCK Statement 5 points

PEACE GROUP 2009

 FR    IT   DE   TR
PHOTO

Mesopotamia Social Forum

Dossier IRAN

KNK

FELEKNAZ UCA: Dünyanın İlkel Ve Modern Köleleri

Birkaç gün sonra, dünya kadınları 8 Mart uluslararası kadınlar gününü kutlayacaklar. Kürdistan'da, Türkiye'de olduğu gibi her ülkenin kadınları, cinsel ayrımcılığa, baskıya ve şiddete karşı meydanlarda olacaklar. Dünya kadınları asırlar boyu süregelen baskıya karşı mücadele vererek zengin deneyimler edindiler. Kadınlar üzerindeki baskı, hangi ülkede olursa olsun, ortak benzerlikler arzetti. Kadınlar dünya toplumlarının ikinci sınıf insanı yerine kondu. Tüm baskılara rağmen kadın mücadelesinin ortak bir dili ve yöntemi gelişti. Baskılar yeni biçimler aldı ve kadınlar da yeni mücadele yöntemiyle, haklarını almak için direndiler.

Toplumların tarihi, aynı zamanda kadınların mücadele tarihi oldu. Birçok ülkede kadın, kazanımlar edinmesine, kısmi özgürlüklerine ve haklarına kavuşmasına rağmen, kadın birçok ülkede hala seçip seçilme gibi temel haklarından yoksundur. Kürdistan'da olduğu gibi, birçok ülkede kadınlar namus cinayetlerinin hedefi olmaktadır. Savaş travmasının yaşandığı Kürdistan'da, son yıllarda kadınlar ve özellikle de ergenlik yaşındaki kızların, baskıların yüküne dayanamayarak intihar etmeleri, derin toplumsal yaralar açmıştır.

Tüm bunların yanında, kadınların Parlamento'ya, Belediye Başkanlığına seçilmeleri, Nobel ödülüne layık görülmeleri, kadınların kabul edildiklerini göstermekte ve kadınları cesaretlendirmektedir.

Tecavüze uğrayan, katledilen, namus cinayetlerine kurban edilen, savaşın yükünü taşımaya mecbur edilen kadın, barış güvercini uçurmayı, barış delegasyonları oluşturmayı, savaşa karşı durmayı başararak, yaşamı gururlu kılmasını bildi.

Kadınların evde şiddete hadef olmaları, günümüzde de, tedavisi zor toplumsal yaradır. Evdeki şiddet, kadının gururunu, kimliğini inciten kabul edilmez bir tecavüzdür.

Kadınların aynı işi yapmalarına rağmen, daha az ücret almaları, kabul edilmez toplumsal bir dengesizliktir. Kadınlara iş imkanının yaratılmaması, kadının eğitimden, mesleki öğretimden mahrum edilmesi, kadının söz hakkının elinden alınması için zemin olmaktadır. Kadının ekonomik yaşamda ikinci plana itilmesi, onu sosyal olarak ta kinci sınıf vatandaş sınıfına koymaktadır.

Kadın eskiden "ilkel" şimdi ise "modern" köle olmaya mahkum edilmek istenmiştir.

Kadının birçok ülkede, en düşük ücretle çalıştırılması ve köle yerine konması, kadını, çağımıza uymayan utanılası bir yaşamın eşiğine getirmiştir.

Peki kadınlar, tüm kazanımlarımıza rağmen, bizi insanca yaşamaktan alıkoyan tüm bu baskılara karşı neler yapmalıyız?

Biz, erkeklerle eşit bir yaşam istiyoruz. Bu hakkı ele geçirinceye kadar durağı olmayan bir mücadele sürdürmeliyiz.

Kadınlar, toplumda erkekler gibi kabul edilmeli, erkeklerin sahip oldukları temel haklara sahip olmalıdırlar. Özellikle de bizim toplumlarımız, bu hedefin çok uzağındadırlar. Bundan dolayı da bizim kadınlarımızı, yorulmadan, uzun bir mücadelenin yükünü taşımaya hazır olmalıdırlar. Namus cinayetlerine karşı kadınlar, yürüyüşler düzenlemeli ve daha başka kadınların şiddete hedef olmamaları için toplumsal bir tehdit gücü olmalıdırlar. Toplumlarımız, kapılarını kadına açmasını öğrenmelidirler.

Yıllardır Avrupa Parlamentosu'nda kadının özgürlüğü, eşit şartlarda yaşaması ve kadının kabul görmesi için çaba harcamaktayım. Kadının özgürlük ve eşitlik için verdiği mücadele, benim de mücadelemdir.

YAŞASIN 8 MART!

Feleknasuca@web.de
(395 mots au total dans ce texte)
(247 lectures)    Format imprimable